Turkish English  Russian German French

Başakşehir Şubesi

0212 809 3939

Beylikdüzü Şubesi

0212 872 7898

Facebook
Twitter
YouTube
LinkedIn
Instagram
Pinterest
Tumblr
implant fiyatları

İmplant Fiyatları

İmplant fiyatları Neye Göre Değişmektedir?

Implant fiyatları öncelikle uygulanacak implantların markasına göre değişkenlik göstermektedir fakat dikkat edilmesi gereken konulardan birisi her implant markasının tüm vakalara uygun olmadığıdır. Öncelikle doktorunuzun çok iyi bir tecrübeye sahip olması ve sizin ağız içi muayenenizi yaptıkdan sonra, yaşınız, kemik yapınızın yeterli olup olmaması, sinüslere olan yakınlık, şeker hastalığın olup olmaması, boşluk olan dişler arası mesafe ve çene kapanışlarına bakarak uygun porselen yapımı gibi birden çok kriterlere bakarak şuan en uygun implant seçimi yapabilmesidir. Eğer uzun süre dişsiz kalındıysa yada diş çekimi yapıldıysa yada yukarıda yazılan kriterlerden birisi varsa bone graft ekleme yapılması hastanın çok uzun süre implantları kullanmasını sağlar, maalesef bu konunun çok dikkate alınmadığını görmekteyiz.

En sık karşılaştığımız sorulardan birisi, implant fiyatı ne kadar sorusudur, bunu genelleme yaparsak 3.500 Tl ile 10.000 TL arasında implant markasına göre değişmektedir. Fakat sizin için uygun olmayan implant kullanımını kesinlikle tavsiye etmiyoruz.

Sinüs Lifting Operasyonu

Örneğin bazı implantlar çok özel kaplama yüzeyine sahip ve daha erken, daha hızlı iyileşme sürecine sahiptir, bazı implantların ise farklı ve açılı ölcüleri yoktur ve bunu dikkate alarak seçimini yapacak olan doktorun çok iyi analiz yaparak doğru yere implantı yerleştirmesi gerekiyor. Yukarıda anlatılan kemik ekleme operasyonu haricinde, kemik kaybının fazla yaşandığı durumlarda ise sinüs lifting operasyonu yaparak bir süre kemikleşmeyi gözetmemiz gerekiyor. Bu süre genelde 5 -7 ay arasında ve hocamızın gözetiminde yapılmaktadır.

İmplant Nedir?

Diş implantları doğal dişlerin görünümünü, hissini ve işlevini sağlar. Titanyum vücut dokuları ile etkileşime girmediği ve kuvvetlere karşı dirençli bir materyal olduğu için implant malzemesi olarak tercih edilir. İmplantlar daha önceden kaybedilmiş dişlerin oluşturduğu boşluklara ya da ciddi bir enfeksiyon yoksa hemen çekim sonrası diş yuvasına yerleştirilebilir.

İmplant uygulamasının asıl amacı, üzerine kullanılabilir dişler yapmaktır.

İmplantlar, sabit ya da hareketli protezler yapmak amacı ile kemiğin yeterli ve uygun olduğu durumlarda basit bir operasyonla çene kemiğine yerleştirilirler. Eğer kemik miktarı ve yoğunluğu istenilen seviyede değilse implant uygulamasından önce kemik oluşturmaya yönelik işlemler yapılması gerekebilir.

Golden Smile Şubelerinde sadece implant ve estetik diş konusunda en az 20 -30 yıl tecrübeli hekimlerimiz çalışmaktadır.

Her Hastaya Diş İmplant Uygulanabilir mi?

İmplant uygulaması bazı istisnai durumlar haricinde herkese uygulanabilen başarılı bir tedavi şeklidir. İmplantın yerleştirilebileceği kalınlıkta, yükseklikte ve kalitede kemiği olan ve herkese ‘’sistemik sağlık durumu’’ değerlendirilerek implant yapılabilir.

 Bir kişide yeterli kemik dokusu olması bazı etkenlere bağlıdır. Bazı kişilerde kalıtımsal olarak çok ince/kalın ya da az/çok kemik olabilir.
Bazı kişilerde ise diş ve dişeti iltahapları çevrelerindeki kemik dokusunun erimesine ve azalmasına sebep olurlar. Bu nedenle bir dişin çekimine karar verilmişse kemik kaybına neden olmamak için çekimin hemen yapılmasında fayda vardır.
Bazı durumlarda çekimden sonra implant yapılmadan beklenebilmekte, bazı vakalarda ise çekim yapıldığı seansta implant yerleştirilebilmektedir.

2024 Türk Diş hekimleri Birliği tarafından belirlenen İmplant Fiyatları

İmplant fiyatları belirlenirken pek çok faktör göz önünde bulundurulmalı. Her Sene implant fiyatları özel klinikler, devlet hastaneleri ve özel hastaneler için olmak üzere Türk Diş hekimleri Birliği tarafından belirlenmektedir. Belirlenen İmplant fiyatları kıymetli metal ve zirkonyum gibi kullanılan malzeme ücretlerini içermemekle birlikte rekabet şartlarından dolayı internet üzerinden fiyat paylaşılması yasaklanmıştır. Dolayısıyla hem fiyat bilgisini öğrenmek hem de ihtiyacınız olan tedaviyi detaylı olarak belirlenmesi için klinik muayene gerekmektedir.

TDB 2024 İmplant FiyatlarKDV Dahil %8
Kemik İçi İmplant (Tek Silindirik İmplant Ücreti Hariç) 4090 TL
Sert doku greftleme ( kemik tozu hariç ) 2325 TL
İmplant Üstü Veneer Kuron (Seramik) 1725 TL
Sinus Lifting (biomateryal ücreti hariç) 2270 TL
Veneer Kron ( Zirkonyum) ( Kıymetli Metal Ücreti Hariç ) 3240 TL
Veneer Kron ( Porselen ) ( Kıymetli Metal Ücreti Hariç ) 1505 TL
Tam Seramik Kron ( Metal Desteksiz ) 3240 TL
Diş Çekimi 375 TL
Gömülü Diş Çekimi 1270 TL
Golden Smile Tek Diş İmplant

Tek Diş İmplant

Tek diş kaybı durumunda, yedek protezi yerinde tutan bir implantı çenenize sabitleyen bir yapay diş implantı, kuron yapmak için komşu dişlerin bir kısmının çıkarılmasını gerektiren bir diş köprüsünden çok daha iyidir.

Tamamen Dişsiz Bir Ağızda İmplant Üstü Sabit Bir Protez Yapılabilmesi İçin En Az Kaç İmplant Yaptırmam Gerekir?

Çenenin büyüklüğüne ve uygulanacak yönteme göre alt çenede 4-6 arası, üst çenede 6-8 arası implantın yapımı öngörülmektedir.

Tüm dişlerinizi kaybettiğinizde, geleneksel yöntem, çıkarılabilir tam çene protezleri takmaktır. Modern diş implantı, tam çene protezi sabit bir şekilde desteklemek için çene kemiğine birkaç implantın sabitlenmesine izin verir. Takma dişin düşme korkusu veya konuşma ve yemek yemede zorluk artık sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Ayrıca hareketli protezlere göre daha az kemik kaybı meydana gelir.

Tamamen Dişsiz Bir Ağızda Hareketli Proteze Destek Olması İçin Kaç İmplant Yaptırmam Gerekir?

Alt çenede 2- 4 implant, üst çenede ise en az 4 implantın uygulanması başarı için mutlaka gereklidir.

İmplant Destekli Hareketli Protezlerin Bakımı Nasıl Yapılır?
  1. İmplant destekli hareketli protezler günde en az iki kez çıkarılarak temizlenmelidir ve gece çıkartılmalıdır.
  2. Aynı zamanda implantın çevresi ve ataşmanlar da dikkatlice fırçalanarak temizlenmelidir.
  3. Protezlerin içinde bulunan lastikler zamanla gevşeyebilir bu lastikler basit bir işlemle değiştirildiğinde tutuculuk tekrar ilk günkü haline döner.
  4. İmplantlar yapıldıktan sonraki ilk bir yıl içerisinde, her 3-6 ayda bir diş hekiminizi temizlik ve kontroller için ziyaret etmelisiniz.
Örnek Vakalar:

Fissür Örtücü

Fissür örtücü küçük azı ve büyük azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerindeki çürük oluşabilecek girintilerin üzerine uygulanan şeffaf veya hafif renkli plastik koruyucu kaplamalardır.
Büyük azı ve küçük azı dişlerinde pitler ve fissürler denilen girinti veya oluklar vardır. Besinler bu çatlakların içine saplanırlar. Bazı çatlaklar o kadar derindirler ki diş fırçalarının kılları bunların en derin yerine ulaşamaz. Pitler ve fissürler bakterilerin yerleşip çürük yapmaları için elverişli ortamlardır. Fissür örtücüler bu tip oluşumların önüne geçerler. Bunlar dişlerin üzerindeki oluk ve çatlakları doldurarak besinlerin buralara saplanmasını önlerler.

Fissür Örtücüler Ne İçin Kullanılırlar?

fissür örtücüFissür örtücüler genellikle çocukların dişlerine uygulanarak çürük oluşumu engellenmeye çalışılırlar. Çok etkili olmalarına rağmen normal dolgulara göre çok daha ekonomiktirler.
Çoğu diş hekimine göre dişler sürer sürmez bu dişlere fissür örtücüler uygulanmalıdır. Dişlerin tam olarak sürmesini beklemeden yapılabilirler bu durumda dikkat edilmesi gereken nokta dişlerin tükürükten veya diş eti oluğu sıvısından arındırılarak kurutulabilmesi gerekmektedir.
Eğer çocuğunuz yüksek çürük risk grubunda ise diş hekiminiz çocuğunuzun küçük azı ve büyük azı dişlerine fissür örtücü uygulamayı önerebilir. Diş hekimleri genelde süt dişlerine fissür örtücü uygulamazlar. Buna rağmen fissür örtücüler çok fazla çürüğü olan çocukların veya yüksek risk grubunda olan çocukların süt dişlerine de uygulanabilirler.
Bazen fissür örtücüler yüksek risk grubundaki yetişkinlerin dişlerine de uygulanabilir. Bunun için diş hekiminiz size gerekirse bunu önerebilir.

Fissür Örtücüler İçin Hazırlık

Fissür örtücü uygulaması çabuk kolay ve ağrısız olarak rutin diş hekimi randevularında uygulanabilirler. Enjeksiyon (anestezi) gerekmemektedir. Bunlara rağmen çocuğun bu işlem sırasında rahat olarak koltukta oturması dişlerin kuru kalması için çok önemlidir. Bu örtücüleri dişlerin üzerine iyice yapışmasını sağlar.

Fissür Örtücüler Nasıl uygulanır?

Diş hekimi dişlerin üzerinde hiçbir artık veya besin kalmayacak şekilde temizler ve dişlerin kuru olduğundan emin olur ve böylece örtücü dişlere yapışır. Örtücü dişlere sıvı şekilde uygulanır ve girinti ve olukların içini doldurur. Örtücüler genelde 20 saniyeden 1 dakikaya kadar zaman diliminde sertleşirler veya bu iş için özel bir ışık kullanılır.

Fissür örtücüler çürüğü nasıl önler?

Çocuğunuz dişlerini hergün fırçalayıp diş ipi kullansa bile, dişlerin çiğneyici yüzündeki girinti ve çıkıntılara fırça kılları ulaşamaz. Yiyecek artıkları ve bakteriler bu girintilere yerleşip diş çürüğü oluşturabilirler. Fissür örtücüler akışkan kıvamda oldukları için fissürlerin en derin noktasına kadar ilerlerler. Dolayısıyla bu bölgeleri tıkayarak yiyecek artıkları ve bakterilerin yapışmasını engellerler.

Fissür Örtücü Uygulaması Anestezi Gerektirir mi?

Uygulama esnasında ve sonrasında herhangi bir ağrı ve acı hissedilmez. Bu sebeple anesteziye ihtiyaç yoktur. Herhangi bir komplikasyonu olmadığı için küçük yaşlardaki çocuklara rahatlıkla uygulanabilir. Ancak işlem esnasında ağzın kuru kalması gerektiği için çocukla iş birliği içinde bir çalışma yapılması gerekmektedir.

Fissür Örtücü Uygulaması Ne Kadar Dayanır?

Fissür örtücü koruyuculuğunu süt dişleri düşüne kadar devam ettirir. Bu süreçte tekrar edilmesine gerek yoktur. Ancak bazı özel durumlarda aşınma, kırılma gibi sorunlar yaşanabilir. Düzenli gidilen hekim kontrollerinde böyle bir durum olduğu tespit edilirse fissür örtücü yenilenebilir.

Fissür Örtücüler Diş Çürükleri İçin Kesin Çözüm müdür?

Fissür örtücü diş çürüklerini önlemede destekleyici bir tedavidir. Bu tedavinin flour gibi diğer hijyen uygulamalarıyla birleştirilmesi uygulamanın başarı yüzdesini artırır. Fissür örtücünün yanı sıra günlük ağız bakımına özen göstermek de tedaviyi destekleyici olacaktır.

Tedavi Sonrası Takip

Örtücülerin 15 yıla kadar uzun bir süre dayanabilseler de bunların plastik olduğu ve sonsuza kadar ağızda kalamayacağı unutulmamalıdır.
Çocuğunuzun diş hekimi rutin kontrolleri sırasında örtücüleri kontrol eder. Eğer gerekiyorsa örtücüler tekrar edilir.

Örtücülerin iyi işler görmesine rağmen bazı yardımlar olmadan çocuklarınızın çürüksüz olmalarını sağlayamayacakları unutulmamalıdır. Evde yapılan ağız bakımı çok önemlidir. Fissür örtücü uygulanan yetişkinlerinde ağız bakımı çok önemlidir. En az günde iki kez fırçalama, bir kez diş ipi kullanmalı ve düzenli olarak diş hekimine kontrole gitmelidir.

Şunları aksatmayın:

  • Küçük bir bezelye kadar florlu diş macunu kullanarak günde iki kere dişlerini fırçalatın ve birbirine deyen dişlerin aralarını diş ipi ile temizletin.
  • Diş hekimini sıklıkla ziyaret edin.

Riskler
Çok nadir olmakla beraber plastik veya plastiğin türevlerine alerjisi bulunan çocuklarda örtücüler problem yaratabilir.

@GoldenSmileDent

Çocuk Diş Dolgusu

Çocuk diş dolgusu, çürük nedeni ile madde kaybına uğramış dişlerin, çürük temizlendikten sonra çeşitli materyaller ile doldurularak dişin doğal şeklinin kazandırılmasıdır.
Bu tedavinin amacı, çürüğün ilerlemesinin durdurulması, hassasiyetin giderilmesi, dişin canlılığının korunması ve dişin çiğneme ve estetik işlevinin devam ettirilmesidir.
Önerilen tedavi uygulanmazsa çürük ilerler, kanal tedavisi veya dişin çekimi gerekli olabilir.
Çocuk diş dolgu yapımında hekim gerek görürse lokal anestezi uygulayabilir.

Çocuklarda diş çürüklerinin azaltılması için ne yapılmalıdır?

Çocuklara diş fırçalarken yardımcı olunmalıdır. Dişlerini kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce, günde iki defa fırçalamaları sağlanmalıdır. Çocukların erken yaşlarda diş doktoruna götürülmesi ve çürük oluşmasını engellenmek için dişlerine fissür örtücü uygulanması sağlanmalıdır. Biberon çürüklerine engel olmak için, beslenmede biberon kullanımında dikkatli olunmalıdır. Çocukların flor alması sağlanmalıdır. İçme suyu, flor tabletleri, gargaralara, florlu diş macunları ve diş doktorunun yaptığı uygulamalardan flor alması sağlanmalıdır. Fakat fazla florun zararlı olduğu unutulmamalı, diş doktorundan bu konuda destek alınmalıdır. Çocukların öğün aralarında yiyeceği abur cubura dikkat edilmelidir. Şeker ve nişasta içeren yiyecekler dişlerde çürüğe sebep olan bakterilerin beslenmesini sağlar. Bu nedenle ara öğünlere özen göstermelisiniz.

Diş doktoru tarafından çocuklara yapılan uygulamalar nelerdir?

Çocuk diş

Çocukların diş bakımı için gerekli olan bütün tedaviler diş doktoru tarafından uygulanmaktadır. Çocuklarda mükemmel bir ağız ve diş sağlığı yaratmak için, 6 ayda 1 kere düzenli olarak çocuk diş doktoru kontrolü yaptırılmalıdır. Bu ziyaretler sırasında ağız ve diş sağlığını tehdit edebilecek her türlü sorun belirlenebilir. Buradaki en önemli konu sorunların erken dönemde teşhis edilebilmesi ve tedavisinin yapılmasıdır. Çocuklarda bu sorunların erken dönemde teşhis edilmesi fiziksel ve duygusal gelişimi olumlu yönde etkileyen önemli bir unsurdur.

Çocuk hastaların ilk muayenesi sırasında çocuk ve anne, baba arasında iyi bir iletişim sağlanması gerekir. Ardından hastanın medikal ve dental hikayesinin alınması gerekir. Bundan sonra klinik ve radyografik muayenenin yapılması gerekmektedir. Elde edilen bulgulara göre anne-babaya, çocuğa yapılacak tedavi hakkında bilgiler verilir. Çocuk diş doktorları, çocuklarda süt dişlerini ve sürekli dişleri çürükten ve periodontal hastalıklardan korumak için farklı yöntemler uygulamaktadır. Bunlar; çocuklara ağız hijyeni kavramının öğretilmesi, diş fırçalama yöntemlerinin öğretilmesi, diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması, sistemik florür uygulamasının yapılması ve fissür örtücü uygulanması gibi yöntemlerdir.

Florür uygulamaları: Koruyucu diş hekimliğinde kullanılan en etkili tedavi şekli olan florür tedavileri, sağlıklı kişilerde, çürüğe yatkın olan kişilerde, dişlerde olan hassasiyet ve erozyon tedavilerinde, özel bakıma gereksinimi olan sistemik hastalığı olan kişilerde uygulanabilir. Bu uygulamalar kişinin yaşıyla, çürük oluşma riskine göre belirlenmiş aralıklarla ve oranlarda yapılır.

Fissür örtücüler: Kişilerde anatomik olarak azı dişlerindeki çiğneme yüzeylerinde olan girinti ve çıkıntılarda besinlerin yapışacağı alanlar bulunmaktadır. Dişlerdeki çürükler temizliği zor alanlarda başlar. Fissür örtücüler dişlerde bulunan bu alanlardaki yüzeylerde sığlaştırma yapar, gıdaların tutunmasını azaltır ve fırçalanmayı kolaylaştıracak kadar uygun bir yüzey oluşturmaktadır. Bu uygulamaların yapılmasından sonra dişlerde çürük oluşumu % 70-80 oranında azalma göstermektedir.

Olası riskler:

Dişin iyileşme yeteneğine ve hastanın ağız bakımına bağlı olarak tedaviler her zaman başarılı olmayabilir. Dişte ağrı meydana gelirse ve diş restore edilebilecek durumda ise kanal tedavisi yapılır. Aksi durumlarda cerrahi tedavi planlanır. Nadir de olsa kullanılan materyale karşı hastada alerjik reaksiyon gelişebilir. Dolgu yapılırken veya yapıldıktan sonra geriye kalan sağlam diş dokusunun miktarına bağlı olarak diş kırılabilir.
Tedavi sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar: Yapılan çocuk diş dolgusu nun kırılması ve düşmesi durumunda hasta çok geçmeden hekimine başvurmalıdır. Yapılan işlem sonrasında çocuğunuzda herhangi bir rahatsızlık olursa (şiddetli ağrı, gıda birikimi, sivri veya pürüzlü kalan alan, yükseklik vb.) hekiminize bildiriniz. Girişim sonrası ağrı veya hassasiyet ortaya çıkabilir ve bir süre devam edebilir. Yapılan dolguların başarısı dişin yapısına, ağız bakımı ve beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişebilir.

Diş tedavisi korkutucu çocuğumu korkutmak istemiyorum!

Ebeveynlerin geçmişte yaşadıkları kötü diş tedavisi tecrübeleri, aynı hissiyatı çocuklarına da yaşatmak istemedikleri için tedaviden uzun süre kaçmalarına, ağrı oluşana kadar diş hekimine gitmemelerine neden olur. Ağrı oluştuktan sonra doktoru ziyaret eden çocukta ise ağrının yarattığı huzursuzluk, hiç tanımadığı birinin canını daha çok acıtmayacağına güvenememe ve yapılacak işleme dair duyduğu kaygılar, tedaviyi daha karmaşık bir hale sokar.

Çocukların, dişlenmenin ilk başladığı yıllardan itibaren kontrol amaçlı diş hekimine götürülmesi, hem çocuk ve hekim arasında güçlü bir bağ kurulmasına hem de oluşabilecek çürüklerin erken keşfine ve basit yöntemlerle tedavi edilebilmesine yardımcı olur. Böylece çocukta, diş hekiminin aslında korkulacak biri olmadığı ve diş tedavisinin ağrılı bir işlem olmadığı algısı oluşturulabilir. 

Cocuk Diş

Çocuk diş

Çocuklarda Diş Çekimi

Çocuklarda Diş Çekimi: Bazı durumlarda çürük, dişin canlı kısmına kadar ilerlemiştir ve dişin köklerinde çene kemiğine kadar dayanmış iltihaplı bir durum gelişebilir. Böyle durumlarda bu bir süt dişiyse ve alttan gelen daimi dişin sürmesi çok yakınsa çekim yapılabilir. Daimi dişin sürme zamanı yakın değilse çekilen dişin yerine bir yer tutucu yapılması gerekir.

Çocuklarda Oluşmuş Diş Problemlerinin Tedavi Edilmesi

Çürük: Dişteki çürük kısım temizlenerek kalıcı veya geçici bir dolgu maddesiyle doldurulur. Çürük çok ilerlemişse, dişin canlı kısmına kadar kanal tedavisi uygulanabilir.

Darbe: Bazen düşme veya yaralanma durumunda diş yerinden çıkabilir ya da kırılabilir. Kaza sonucu dişte bir kırılma oluşursa, dişi ılık su ile silip temiz tutarak zaman kaybetmeden diş hekimine gidilmelidir.

Çocuklarda diş çekimi sırasında/ sonrasında oluşma ihtimali bulunan yan etkiler şunlardır:

  • Birkaç günlük ev istirahatini gerektirecek rahatsızlık hissi veya şişlik,
  • Ağız açma / kapama hareketlerinde kısıtlılık,
  • Çekim bölgesinde yüzde renk değişikliği,
  • Süresi uzayabilecek şekilde hafif/orta /ağır kanama,
  • Çekim bölgesine ait sinirlerde geçici ya da kalıcı uyuşukluk (dil, dudak, çene ucu),
  • Çekim sonrasında ağrı veya enfeksiyon.

Yukarıda size açıklanan komplikasyonlardan herhangi biri olduğunda vakit kaybetmeden hekiminize başvurunuz. Çekim esnasında kırılan kök parçaları çok derinde ise alttaki daimi dişin zarar görmemesi için çıkartılmak için zorlanmaz.

Diş çekiminden sonra nelere dikkat edilmeli?

Diş çekimi

Anestezi ile diş çekimi yapıldığı için; uyuşukluk geçene kadar çocuğun dudak ve yanaklarını ısırmamalarına dikkat ediniz. Bunun için gazlı bez ısırtılabilir. Uyuşukluk geçene kadar çocuğa yemek yedirilmemelidir.

  • Diş çekimi öncesi ya da sonrasında antibiyotik, ağrı kesici ya da ağız gargarası önerilebilir. Bu ilaçları tarif edildiği şekilde çocuğunuza kullandırmanız gerekmektedir.
  • Çekimden sonra çekim boşluğuna yerleştirilen gazlıbez yaklaşık 20 dakika ısırıldıktan sonra atılmalı, yerine tekrar başka bir şey konmamalıdır.
  • Çekimden sonra tükürük yutulmalıdır, ağızda biriktirilmemelidir. Kesinlikle sürekli olarak dışarıya tükürülmemelidir.
  • Çekim boşluğu dil ve yanak ile vakumlanmamalıdır.
  • Çekim boşluğu dil veya el ile oynanmamalıdır.
  • Ağız bakımı: çekim yapıldığı gün diş fırçalarken çekim bölgesine dokunmamak gerekir.
  • Diyet önerileri: çekim yapıldığı gün çok sıcak yiyecek-içeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Eğer diş fizyolojik düşme zamanından önce çekildiyse, doktorunuzun yer tutucu yapılması için verdiği randevuyu ihmal etmemelisiniz. Çenede yer kaybının görülmesi en çok çekimden sonraki 6 ayda görülmektedir. Bu nedenle çekimi takiben hemen yer tutucu yapılması önemlidir.

@Instagram Takip İçin Tıklayınız

ağız kokusu

Ağız Kokusu

“Ağız kokusu neden olur?” birçok kişi tarafından merak edilen bir konudur. Tıp dilinde halitosis olarak adlandırılan ağız kokusu, günün herhangi bir saatinde yakın temasa gerek kalmaksızın hissedilen ve yediğimiz içtiğimiz maddelere bağlı olmadan duyulan kötü koku olarak tanımlanıyor. Çoğu kişi sabah ağız kokusu ile uyanır. Fizyolojik saydığımız bu durum birkaç saat sürer. Uyku sırasında azalan tükürük akışı, sindirim kanalında biriken gazlar nedeniyle olur. Beslenme sonrası oluşan koku da fizyolojiktir. Sarımsak gibi aromatik gıdaların kana geçen uçucu gazlarının atılması ile oluşur.
 Ağız kokusu sebepleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Gıdalar: Dişlerin arasındaki veya çevresindeki biriken yiyecek parçacıklarının parçalanması bakterileri artırabilir ve kötü kokuya neden olabilir. Soğan, sarımsak ve baharat gibi bazı yiyeceklerin tüketilmesi de ağız kokusuna neden olabilir. 
  • Tütün ürünleri: Sigara içmek hoş olmayan ağız kokusuna neden olur. Sigara içenlerin ve diğer tütün ürünleri kullanıcılarının, bir başka ağız kokusu kaynağı olan diş eti hastalığına sahip olma olasılıkları daha yüksektir.
  • Yetersiz diş bakımı: Düzenli diş fırçalamayan ve diş ipi kullanmayan bireylerde, yiyecek parçacıkları ağızda kalıp ağız kokusuna neden olur. Bu gibi durumlarda, dişlerde renksiz ve yapışkan bir bakteri plağı oluşur. Bakteri plağı temizlenmediği takdirde, diş etlerini tahriş edebilir ve sonunda diş ve diş etlerinin arasında plak dolgulu cepler oluşturabilir (periodontitis). Dil ayrıca koku üreten bakterileri de hapsedebilir. Düzenli olarak temizlenmeyen veya uygun şekilde takılmayan protezler, kokuya neden olan bakteri ve yiyecek parçacıklarını barındırabilir.
  • Ağız kuruluğu: Tükürük, kötü kokulara neden olan partikülleri temizleyerek, ağzı temizlemeye yardımcı olur. Tıp dilinde kserostomi denilen ağız kuruluğunda, tükürük üretimi azaldığı için ağız kokusu artabilir. Ağız kuruluğu uyku sırasında doğal olarak oluşur, sabahları insanlarda normal olarak gözlenen kötü ağız kokusuna yol açar. Bu durum ağzı açık uyuyanlarda kötüleşerek daha fazla fark edilir. Kronik kuru ağız, bazı hastalıklardan ya da tükürük bezlerindeki problemlerden kaynaklanabilir.
  • İlaçlar: Bazı ilaçlar ağız kuruluğuna katkıda bulunup dolaylı olarak ağız kokusuna neden olur. Bazı ilaçlar ise vücutta metabolize olup parçalandıktan sonra birtakım kimyasallar oluştururlar. Bu kimyasallar kan dolaşımına katılıp ciğerlere ilerler ve kötü kokuya neden olur. 
  • Ağızdaki enfeksiyonlar: Diş çekilmesi gibi ağız ve çene cerrahisi sonrasında ağızda oluşan yaralar, kötü kokuya neden olabilir. Bunun haricinde diş çürümeleri ve diş eti hastalıkları da kötü kokulara neden olur.
  • Burun ve boğaz hastalıkları: Sinüs enfeksiyonları, geniz akıntıları ve boğaz enfeksiyonları ağız kokularına neden olur. 

Ağız Kokusu Diğer Tıbbi Sebepler:

Gastroözofageal reflü hastalığı gibi mide ile ilgili problemler ağız kokusuna neden olabilir. Bunun haricinde diyabet gibi metabolik bozukluklar veya kanserler belirgin bir ağız kokusuna neden olur. Küçük çocuklarda ağız kokusu, bir burun deliğine gizli bir şekilde yerleşen bir yiyecek parçasından ya da yabancı bir cisimden kaynaklanabilir. Kan biyokimyasının değişmesi (diyabet, gut hastalığı, böbrek yetmezliği) de ağız kokusu oluşturduğuna rastlanabiliyor. Bunların dışında ağız kokusuna yol açan diğer etkenleri şöyle sıralayabiliriz:

– Kullanılan bazı ilaçlar (örneğin bazı antidepresanlar ve neoplastik ilaçlar)
– Vitamin A, vitamin B12 yetersizliği
– Yaşlılık
– Demir ve çinko eksikliği
– Sıvı eksikliği nedeniyle hatalı yapılan diyetler, açlık
– Kafein, alkol, tütün

Ağız Kokusunu Önlemek İçin Ne Yapılmalı?

– Ağızdan kaynaklı olabilecek sorunlar giderildikten sonra hastanın iyi bir ağız hijyeni kazanması gerekiyor.
– Doğru ve etkin diş fırçalama, diş ipi ve dil fırçası kullanımı, varsa protezlerin temizliğinin sağlanması önem taşıyor.
– Çinko içeren gargaralar ve sakız kullanımı işe yarıyor.
– Bol ve sık su tüketilmesine dikkat etmek gerekiyor.
– Aç kalmamak ağız kokusunu engellemede etkili oluyor.
– Probiyotikten zengin gıdalar alınmasına önem vermek gerekiyor.
– Ceviz, fıstık gibi çerezler, tarçın, bitkisel çaylar, nane, maydanoz, elma, salatalık gibi gıdalar ağız kokusunu önlemede yardımcı olabiliyor.

Ağız Gargaraları ve Diş Macunları

Ağız kokusu dişlerde bakteri birikimi (plak) nedeniyle oluşuyorsa, diş hekimi bakterileri öldüren ağız gargarası önerebilir. Bunun haricinde antibakteriyel bir madde içeren bir diş macunu da önerilebilir.

Diş Hastalıklarının Tedavisi

Hastada diş eti hastalığı tespit edildiği takdirde kişi, bir diş eti uzmanına (periodontist) havale edilebilir. Diş eti hastalığı, diş etinin çekilmesine neden olur. Bu durum, oluşan bu boşluklara kötü koku oluşturan bakterilerin yerleşmesine zemin hazırlar. Buradaki bakteriler sadece bir diş hekimi tarafından temizlenebilir. 

Diş hekimi, diş ve diş etlerini sağlıklı bulursa, kokunun kaynağının tedavisi için hastayı farklı bir uzmana gönderebilir. Enfeksiyonların tedavisi için antibiyotik, reflünün tedavi ise diyet ve mide asidinin etkisini azaltmayı sağlayan ilaçlarla yapılır.

Videolar İçin Tıklayınız

Lazerle Diş Beyazlatma

Dişleri Beyazlatmak

Dişleri Beyazlatmak

Dişleri Beyazlatmak: Dişlerde lekelenmeler sıklıkla görülür. Fakat günümüzde çeşitli beyazlatma yöntemleri ile diş lekelenmelerinin üstesinden gelmek mümkün. Dişlerde beyaz bir görünümü lazer ile diş beyazlatma yöntemi ile elde edebilirsiniz. Her insan bakımlı ve güzel bir görünüm elde etmek ister. Daha bakımlı saçlar ve cilt isteyebileceği gibi bakımlı, parlak ve bembeyaz dişler isteyebilir. Dişlerin bakımlı olması için lekelerin temizlenip beyaz bir görünüm elde edilmesi gerekir. Bunun yanında diş eti sağlığının da elbette yapılması gerekmektedir. Beyazlatma yöntemlerinden biri de lazer ile diş beyazlatma yöntemidir. Dişlerin lekeli ve sarı olmasının birçok nedeni vardır. Bunlardan bazıları doğuştan bazıları ise çeşitli gıdalar nedeni ile olabilir. Fakat tedavisi mümkün.

Dişlerim Ne Kadar Beyazlar veya Dişlerim Nasıl Beyazlar?

Dişlerinizin ne kadar beyazlayacağı aslında değişkenlik gösterir. Yalnızca 2 ya da 3 renk tonu açılması gülüşünüzde çarpıcı bir değişiklik yaratır. Diş renginin ne kadar açıldığının standart bir sistemi yoktur. Genelde Vita’nın renk skalası dikkate alınır.

Vita skalası basitçe 4 temel renge ayrılır:
A- Kırmızımsı kahverengi
B- Kırmızımsı sarı
C- Gri
D- Kırmızımsı gri

A renginin 5 adet alt tonu vardır. B, C ve D rengi 4 adet alt tonlara ayrılır.

Doğal dişlerinizin her biri farkı renk tonundadır. Köpek dişleriniz hepsinden daha koyu tondadır. Ön grup kesici dişleriniz daha açık,azı dişleriniz ise köpek dişi ile kesici dişleri arasında bir renktedir. Bleachingde amaç kişisel doğal beyazlığı yakalamaktır.Kullanılan bleaching maddeleri tanıtılırken 8-10 ton arasında dişlerinizin renginin açıldığı söylenir.Aslında bu 2-4 ana ton açılması anlamına gelir.

Dişlerinizin yapısı ,şu andaki rengi, uygulama tekniği beyazlatma sonucunu etkiler. Günümüzde mükemmel sonuçlar alınabilecek teknikler gelişmiştir. Herkesin diş yapısı ve rengi farklı olduğu için tek tip bir beyazlatma sonucu elde edilmez.

Dişleri Beyazlatmak Fiyatları?

Diş beyazlatma fiyatları genellikle sabit bir fiyat bulunmamakla birlikte ortalama 500 TL ile 3000 TL arasında fiyat değişikliği görülmektedir. Her bir prosedür için fiyatlar ayrı ayrı aşağıdaki gibidir:

Lazer ile diş beyazlatma yönteminde fiyat aralığı 500 TL ile 1200 TL arası,

Jeller ile diş beyazlatma yöntemindeki fiyat aralığı 300 TL ile 700 TL arası iken,

Diş ağartma yöntemi ile diş beyazlatma yönteminde ise 700 TL’den başlayan fiyatlar uygulanır.

Diş beyazlatma işlemi sizin tercihiniz olduğu için herhangi bir devlet kurumu tarafından karşılanmaz.

Dişleri Beyazlatmak Yöntemleri Kimlere Uygulanabilir?

Diş beyazlatma yöntemleri dişlerinin rengi önceki dönemlerde beyaz olup da sonrasında sararan kişilere uygulanabilir. Dişin iç kısımlarında oluşan renklenmelerde. Doğuştan sarı olan dişlerde uygulanabilir. Kişilere estetik diş yapılıyorsa dişlerde beyazlatma yapılabilir. Ateşli hastalıklar sonucunda dişlerde meydana gelen sararmalarda uygulanabilir.

Bu Tedavi Kimlere Yapılmaz?

18 yaşın altında ki bireylere yapılmamasını öneriyoruz.

Hamile kişilerde.

Dişleri beyazlatmak tedavisi görecek kişilerde çay alımının azaltılması gerekir. Eğer bu alım azaltılmazsa tedavinin faydası görülemeyecektir.

Diş eti çekilmesi oluşan kişilerde köklerin açığa çıktığı durumlarda.

Lazer İle Dişleri Beyazlatmak Nasıl Yapılır?

Tedavi aşamasından önce uzman bir diş hekimi tarafından hastanın bu tedaviye uygun olup olmadığı kesinleştirilir. Eğer uygun ise tedavi sonrasında farklılıkları göstermek için resim alınabilir. Dişteki lekelenmeler koyu ve zor bir leke ise ev tipi beyazlatma uygulanabilir. Lazer ile beyazlatma işlemi yapılmadan önce; hasta tedaviye gelmeden önce dişlerini florürsüz diş macunu ile fırçalamalıdır. Sonrasında seansa başlarken dişler temizlenir. Diş eti ve dudakların zarar görmemesi için koruyucu takılır. Dişlere jel sürülerek alanlara yaklaşık 30 saniyelik ışınlamalar yapılır. Tabi bu ışınlama süresi hastalara göre ve cihaza göre değişiklik gösterebilir. Jeller uzaklaştırılarak işlem tamamlanır. Eğer ihtiyaç var ise beraberinde ev tipi beyazlatma ile devam edilebilir. Fakat gerek yok ise, hastanın 24 saat boyunca çay, kahve ve sigara gibi tedaviyi olumsuz etkileyecek içeceklerden uzak durması gerekir.

Lazerle Diş Beyazlatmanın Ömrü Ne Kadardır?

Sık sorulan sorulardan birisidir. Ömrü kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Fakat genel olarak 3 yıl kadar sürebilirliği vardır. Ama bu sürede tüketilen çay, kahve gibi içeceklerin kullanım miktarı çok önemlidir. Miktarı ayarlanır ve ağız bakımına dikkat edilirse bu süre uzayabilir. Tam tersi olursa süre kısalacaktır.

Dişleri beyazlatmak uygulamaları ve dişlerin hangi aralıklarla beyazlatılması gerektiği konusunda detaylı bilgi için Golden Smile(Altın Gülüş) Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

Diş beyazlatma

Lazerle Diş Beyazlatmak Yapılmadan Önce;

  • Dişler kliniğe gelmeden önce flour içermeyen bir macunla fırçalanmalıdır
  • Dişler seansın başında pomza ile temizlenir
  • Dişetleri ve dudaklar özel koruyucular ile korunur.
  • Dişlere beyazlatıcılı jel-toz sürülüp her bölge 30 sn lik ışınlamalara maruz bırakılır. Bu ışınlama süresi her bir diş için kullanılan cihaza ve jele göre değişiklik gösterir.
  • Diş eti ve dudaklara uygulanan koruyucu jel ve koruyucu bariyerler uzaklaştırılarak seans tamamlanır. Kişi ihtiyaç duyarsa ev tipi beyazlatmaya devam edilir.
  • Ev tipi beyazlatmaya devam edilmeyecek ise ilk 24 saat içinde kesinlikle çay , kahve ,sigara gibi dişin renklenmesine sebebiyet verecek içecek ve yiyeceklerden mutlaka uzak durmak gerekir.

 

yirmi yaş

20 lik Diş Çekimi

20 Lik Diş

gömülü diş
Gömülü Dişler

20 lik diş çekimi öncesinde oluşum evrelerine baktığımızda 12 yaşlarında başlayıp 20 li yaşlarda devam eden, yandaki resimde görüldüğü gibi bir süreç işlemektedir. Burda ne kadar erken davranırsak o kadar çabuk iyileşme ve kolay çekim olur.

 

20 lik Diş Çekimi, diş diziliminin en sonunda yer alan, alt ve üst çenede ikinci azı dişlerin sürmesinden daha sonra sürmeye çalışan azı dişlerimiz mevcuttur. Bu dişler genellikle 14- 20 yaş aralığında ve çenenin her iki yanında zorlayıcı şekilde sürmeye çalışırlar. Ancak çoğunlukla çene kemiği içinde kendilerine düzgün sürebilecekleri bir alan bulamadıkları için gömülü kalırlar. Çenedeki tüm dişlerin gömülü kalma ihtimali vardır ancak en sık gömülü kalan dişler alt üçüncü azı dişlerimiz yani alt yirmi yaş dişlerimizdir. Genellikle yirmili yaşlarda başımızı ağrıtan dişler oldukları için yirmi yaş dişi olarak adlandırılmışlardır.

Doğal sürme zamanları geldiği halde; çene kemiği içinde kalıp normal konumunu alamayan dişler gömülü diş olarak adlandırılır. Gömülü diş operasyonu korkulmaması gereken bir operasyondur. Dişler çeşitli sebeplerle çene kemiğinin içerisinde gömük kalabilirler. En sık gömük kalan dişlerin başını 20’lik dişler olarak da bilinen 3. büyük azı dişleri çekmektedir. Ancak köpek dişlerinin ve küçük azı dişlerinin gömük kalması da oldukça sık karşılaşılan bir durumdur.

Yirmi yaş dişleri neden gömülü kalırlar?

Yirmi yaş dişlerinin gömülü kalmaları ile ilgili ortaya atılmış birçok teori mevcuttur. Genetik olarak anneden gelen küçük çene yapısı ile babadan gelen büyük diş yapısı sonucundaki uyumsuzluklar, beslenme alışkanlıkları, süt dişlerinin erken kayıpları, çenede enfeksiyon, kist gibi patolojik oluşumların varlığı gibi birçok etkenin 20 yaş dişlerinin gömük kalmasına neden olduğu düşünülmüştür.Yine rafine ve yumuşak besinlerle beslenme sonucunda çene gelişiminin giderek daha sınırlı olması, yirmi yaş dişlerinin gömülü kalmasına dair bir neden olarak düşünülmüştür.

Yirmi yaş dişleri ne tür zararlar verirler?

Gömülü dişler, sıklıkla da 20 lik diş, çene kemiği içinden ağız içine doğru sürme için yeterli yer bulamadığında çene kemiğinde ve çevreleyen dokularda çeşitli rahatsızlıklara neden olurlar. Bunlardan en sık rastlananı ilgili bölgedeki diş ve çene ağrılarıdır.Yirmi yaş dişlerinin hemen önündeki ikinci büyük azı dişlerinde çürük olmamasına rağmen basıya bağlı ağrılar gözlenebilir. Gömülü yirmi yaş dişlerinin çekilmemesi durumunda bu basının devam etmesi nedeniyle ikinci büyük azı dişlerinde çürük, diş köklerinde erime ve apse oluşumu söz konusu olabilir. İhmal edilen durumlarda çene kemiği içinde kistler oluşarak daimi dişlerin kaybına ve çene kemiğinde kemik erimesine neden olabilirler.

 

 

Bütün 20 lik Dişler Çekilmeli mi?

Her gömük diş cerrahi olarak alınma gerekliliği yoktur ve çevre dokulara zararı olmayan, hastada sıkıntı oluşturmayan, çevresinde kistik değişiklikler bulunmayan gömük dişler takip edilmek koşuluyla çene kemiğinde bırakılabilir. Eğer gömük dişlerin herhangi bir sebeple alınması gerekiyorsa bu durumda cerrahi bir müdahale gerekmektedir.
Cerrahi operasyon düşüncesi de pek çok hastanın psikolojisini olumsuz yönde etkilemektedir.

20 lik Diş Çekiminden Korkmayın

20lik diş
             20lik diş

20 lik diş çekimi sırasında hastaların büyük bir kısmı enjeksiyon anını hissetmez ve hatırlamaz. Tedavi tamamlanıp sedasyon sonlandırıldığında yarım saatlik bir opersayonu beş dakikada bitmiş gibi hatırlarlar. Tüm tedavi sırasında uyanık ve bilinçli olan hastalar, bu şekilde rahat ve konforlu geçirdiği operasyon sonrasında dental fobisini de büyük ölçüde yener. Büyük bir cerrahi sonrası bile gülerek mutlu bir şekilde klinikten evinize gitmeniz nitröz oksit sedasyon yöntemiyle mümkündür.

Gömük Diş Belirtileri Nelerdir?

Düzgün bir şekilde çıkan yirmilik dişler genellikle hiçbir soruna neden olmamaktadır. Fakat gömülü olan ve düzgün bir şekilde hizalanmayan yirmilik dişler, bir takım problemleri beraberinde getirebilir.

Yirmilik dişlerin en sık görülen belirtileri şunlardır;

  • Diş etlerinde hassasiyet
  • Dişlerde ağrı
  • Baş ağrısı
  • Ağız kokusu
  • Çene ve kulak kısmında yaşanan ağrılar
  • Lenf bezlerinde şişlik

20lik diş belirtileri arasında en sık rastlananlar, ağrı ve hassasiyettir. Kişi besinleri çiğnerken, şiddetli bir ağrı hissedebilir. Yirmilik dişler, baş, çene ve kulak ağrılarına da neden olabilmektedir. Ağız kokusu, lenf bezlerinde şiddet ve hassasiyet gibi durumlar da, yirmi yaş dişlerinin belirtileri arasındadır.

20 lik diş çekimi  Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

20 lik diş çekimi
            20 lik diş çekimi

20lik diş ameliyatından sonra, 1 gün boyunca ağız çalkalanmamalıdır. Operasyon sonrası, ağızda şişlik ve ağrı oluşabilir. Ağrıları hafifletmek için, hekimin uygun gördüğü ağrı kesiciler kullanılabilir. Şişlik durumunda, bölgeye buz kompresi uygulanabilir. Yirmilik diş ameliyatından sonra en az 3 gün sigara ve alkol kullanılmaması, oldukça önemlidir. İlk bir hafta fazla soğuk ve sıcak gıdalar tüketilmemeli, asitli içeceklerden uzak durulmalıdır.

Video İçin Tıklayınız