Turkish English  Russian Azerbaijani Arabic

0212 809 39 39 - 0555 153 39 00

Facebook
Twitter
YouTube
LinkedIn
Instagram

Dolgu ,dişlerimiz çürüdüğünde varolan madde kaybını telafi etmek için çürük kısmın temizlenip,dişe uygun malzemelerle restore edilmesidir.

ÇÜRÜK NEDİR?

Çürük ,ağız floramızda varolan bakterilerin,gıda artıklarıyla beslenmesi sonucu oluşturdukları asitli yan ürünlerin diş minesinin ana yapısını geri dönülmez biçimde yıkıma uğratmalarıdır.Mine tabakası vücudumuzun en sert tabakasıdır.Bakteriler bu tabakayı oldukça yavaş ve uzun sürede delebilirler. Ancak 1,5-2 mm.lik mine tabakasından sonra daha yumuşak olan dentin tabakasıyla karşılaşan çürük hattı,hızla ilerleyerek dişin özüne yani pulpa tabakasına yaklaşır. Bu sırada önce şekerli gıdalara hassasiyet,sonra soğuk hassasiyeti ve en son olarak da sıcak hassasiyeti görülür.Bazen de çürük öyle kronik ilerler ki hiç ağrı hissetmeden dişiniz nekroz (canlılığını kaybetme)olabilir.

HANGİ DOLGU EN SAĞLIKLIDIR?

Dolgu malzemelerini seçerken öncelikle dokuyla uyumu,uzun ömürlülüğü ve estetiği göz önüne alınmalıdır.Günümüzde kullanılan üç çeşit dolgu materyali vardır.

AMALGAM (GRİ) DOLGULAR: Günümüzde kullanılan en eski dolgu malzemesidir.yaklaşık olarak 150 yıldır kullanılmaktadır.İçeriğinde civa ,gümüş ve bazı metal alaşımları kullanılır.Metal yorgunluğuna maruz kaldığı için ağızda varolsa bile kaviteyi sızdırmaz bir biçimde uzun süreli koruması mümkün değildir.Bir çok kişi ağızlarında yirmi yıllık amalgam dolgulardan bahsederler ancak bu dolgulara yakından baktığımızda sekonder çürükler ve nekrozlar görmek kaçınılmazdır.Ayrıca son yapılan araştırmalar amalgamın sert yapısından kaynaklanan nedenlerle çiğneme kuvvetleri karşısında dişe uyum sağlamayarak dişin içinde mikro çatlaklara yol açtığını göstermiştir..Renklerinin siyaha bakan gri olması da estetik olarak kullanılmalarını sınırlandırmıştır.Ayrıca amalgam dolgunun diş boşluğuna tutunabilmesi için çoğunlukla dişin gerekli olmayan bazı sağlıklı bölgelerini de hazırladığımız dolgu boşluğuna ilave etmemiz gerekir.Bu işlem de gereksiz olarak daha büyük hacimli dolgular yapmamıza neden olur.

KOMPOZİT (BEYAZ) DOLGULAR: Dişhekimliğindeki gelişmelere paralel olarak son yirmi yılda geliştirilmiş dolgulardır.İlk keşfedildikleri dönemde amalgama rakip olamayacak kadar dayanıksız olmalarına rağmen,mikro partikül teknolojisindeki inanılmaz gelişmeyle beraber,amalgamdan çok daha üstün bir dayanıklılık seviyesine ulaşmışlardır.Amalgama üstünlükleri sadece dayanıklı olmalarında değildir. Kompozit dolgunun yerleştirilebilmesi için sadece çürük kısmın temizlenmesinin yeterli olması,dolgunun tutuculuğunu sağlamak için eksta preparasyona ihtiyaç duymamaları, diş renginde hazırlanabilmeleri kompozit dolguların belli başlı üstünlükleridir.Hatta günümüzde bazı kompozitlerin sahip olduğu bukalemun efekti sayesinde üzerine konduğu dişin rengini alması da mümkün olmaktadır. Bu üstünlük,özellikle ön bölge restorasyonlarında mükemmel sonuçların alınmasını sağlamaktadır.

DÖKÜM DOLGULAR:

Döküm dolgu veya porselen döküm dolgular ise bir başka dolgu çeşididir. Teknisyen tarafından laboratuarda dişe özel şekilde hazırlanır ve klinikte dişin üzerine yapıştırılır.

PORSELEN DOLGULAR-KISMİ KURONLAR: Ağızda dolgu yapılamayacak kadar madde kaybına uğramış bir dişi kuron kaplamak yerine sadece basit bir ölçü alarak eksik kısımları porselenden hazırlayıp orijinal dişi kullanmaya devam etmek mümkündür.Ayrıca dişeti seviyesinin altına inen çürüklerde veya dişin içine çivi yerleştirilmesi lüzumu görülen çürüklerde de porselen dolgu yöntemi,hastalarımıza iki seansta mükemmel diş görüntüsü ve fonksiyonu kazandırmaktadır. Porselen dolgular laboratuarda hazırlanıp,cilalandığı için mükemmel parlak yüzeylere sahiptirler.Kullanılan porselenler cm 2 ye 6 tonluk basınca direnç gösterebilen ileri teknoloji ürünü porselenlerdir.Aynı bölgeye bir daha dolgu yeniletmeye kesinlikle ihtiyaç kalmaz.

IŞINLI DOLGU:
Günümüzde estetik çok önemli olduğundan hastalar amalgam dolguyu tercih etmemeye ve diş rengine daha uygun dolguları tercih etmeye başlamışlardır.

Reçine esaslı kompozit dolgular vardır, halk arasında ışınlı dolgu veya lazer dolgu diye adlandırılırlar. Bunlarda dayanıklı ve estetik dolgulardır. Ömürleri amalgam dolgu kadar uzun değildir.

Dolgum yapıldıktan sonra yemek yiyebilir miyim?

Kompozit dolgular belirli dalga boyundaki ışıkla sertleştiğinden hekim tedavisini bitirdiğinde dolgunun sertleşmesi de tamamen bitmiş olur. Ancak dolgu sırasında anestezi uygulanması gerektiyse uyuşukluk geçene kadar fark etmeden yanak, dudak veya dili fark etmeden ısırmamak için yemek yememekte fayda vardır.

Dolgum yapıldıktan sonra yemek yiyebilir miyim?

Kompozit dolgular belirli dalga boyundaki ışıkla sertleştiğinden hekim tedavisini bitirdiğinde dolgunun sertleşmesi de tamamen bitmiş olur. Ancak dolgu sırasında anestezi uygulanması gerektiyse uyuşukluk geçene kadar fark etmeden yanak, dudak veya dili fark etmeden ısırmamak için yemek yememekte fayda vardır.

Dolgu yapıldıktan sonra hassasiyetim olabilir mi?

Dolgu yapıldıktan sonra hassasiyet ortaya çıkabilir. Dişte basınç, hava, tatlı yiyecekler ya da ısıya karşı hassasiyet oluşabilir. Çoğunlukla bu hassasiyet bir ya da iki hafta içinde azalarak sona erer.

Hassasiyet yapan şeylerden bu süre içerisinde uzak kalmaya çalışın. Eğer iki hafta içinde azalmayan aşırı hassasiyetiniz varsa diş hekiminiz ile temasa geçmelisiniz. Hassasiyetinizi tam olarak açıklamanız diş hekiminizin daha sonra ne yapması gerektiğine karar vermesinde önemli ölçüde yardımcı olacaktır.

Dolgunun yeniden şekillendirilmesi ya da yerine yenisinin yapılması mümkündür. Aynı zamanda diş hekimi dolgunun altına diş hassasiyetini giderici ajan da koyabilir. Ancak dolgu derinse sorunu çözebilmek için kanal tedavisi yapılması gerekebilir.

Dolgu Düşmesi

Dolgu Düşmesi; Ağız ve diş sağlığında dolgu dişin çürüyen kısımlarının alınarak yerine dolgu malzemesi olan Amalgam (gümüş, bakır, civa, kalay karışımı), Kompozit (ışınlı dolgu) ve porselen dolgu malzemeleri konulmasıdır. Bu dolgu malzemeleri dişe yapıştırma malzemesi (bonding) ve açılan oyuklara tutunarak kalır. Dolgu yapacak diş hekimi, diş çürüğünün bulunduğu kısımda birincil olarak diş üzerinde çürükleri alırken dolgu malzemesinin dişe tam olarak yapışması ve tutunması için dolguya uygun bir oyma işlemi yapmalı ve dolgu malzemesi ile diş arasında tükürük geçmemesini sağlamalıdır. Günümüzde lazer teknolojisi sayesinde dolgu yapılacak yerin tam bir üç boyutlu haritası çıkarılarak hata payı olmadan dolgular uygulanabilmektedir.

Dolgu Düşmesinin Başlıca Sebepleri Nelerdir?

  • Çatlamış dolgular; Uzun süreli kullanılan dolgular yeme alışkanlığına bağlı olarak çatlamalar oluşabilmektedir. Oluşan bu çatlaklardan dolayı diş dolgusuna su, tükürük sızdığı için bazen hem dişte ağrıya hemde dolgunun düşmesine sebebiyet verebilir. bu çatlakların tedavisi mümkün olup dolgu düşmeden önlemi alınabilir.
  • Yapılan dolgunun dışa taşması; Bazen yapılan dolgular diş ve çene yapısına uygun olmayıp dolgu yapıldığında çenenin tam kapanmamasına neden olabilmektedir. Bu sebepten dolayı çene tam kapatılırken diş dolgusuna daha fazla baskı uygulanabiliyor. Oluşan bu baskı sonucu dolgu yapılan diş kırıldığı gibi zamanla deformasyona uğrayan dolgu da düşebiliyor.
  • Dolgu yapılan yüzeyin geniş olması; Bazen dişin büyük bir kısmı çürük olduğundan dolayı dolgu için açılan oyuklar çok geniş yapılabiliyor. Dolguyu tutan diş zamanla çiğneme, ağız gıcırdatması gibi sebeplerden dolayı kırılabiliyor. Dolguyu tutan dişin kırılması sonucu dolguda yerinden çıkabiliyor.
Estetik dolgu uygulama alanları

Aşırı madde kaybı olan bir veya birkaç yüzeyi kırılmış olan azı dişlerinde
Her iki tarafında da geniş ara yüz çürüğü problemi olan azı dişlerinde
Kanal tedavisinden dolayı kırılganlığı artmış ve diş dokusunun fazlasıyla inceldiği azı dişlerinde
Genel olarak inley-onley dolgular arka dişlere uygulanır.

Avantajlar

  • Kompozit dolgulara göre daha dayanıklıdır, kenar sızıntızı yok denecek kadar azdır.
  • Inley onley dolgu sayesinde dişin kalan sağlam dokularının aşındırılarak kaplama yapılmasını engellenmiş olur.
  • Hem estetik hem de çok uzun yıllar boyunca dayanıklılığını sürdürebilecek bir restorasyon sistemidir.
  • Porselen dolgu çiğneme yüzeyi ve arayüz yüzeyleri mükemmel cilalıdır, bakteri tutulumuna ve leke oluşmasına kolay kolay müsaade etmez.
  • Doğal dişlerin aşındırılıp köprü yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırır.
  • Porselen dolgu labaratuar ortamında hazırlandığı için dişin eksik konturlarını ve komşu dişlerele olan kontakt noktalarını anatomik açıdan mükemmele yakın taklit ederler, bu bakımdan diş aralarına besin artıklarının birikimi ve bunun yarattığı sıkıntılar kesinlikle söz konusu değildir.
  • Porselen dolguların çiğneme yüzeyleri dişin anatomik çiğneme hattını birebir taklit edecek şekilde hazırlandığı için, çiğneme ve ögütme fonksiyonları bakımından kompozit dolgulara oranla çok üstündürler
  • Diş ile birebir ve stressiz ilişki kurdukları için porselen dolgular, dişin zayıf kısımlarında oluşabilecek çatlama ve kırılmaları engeller.